Hakkımda
Merhaba, ben Bora Güngören.
Ankara Atatürk Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği’ni bitirdim. Henüz mezuniyetimin üzerinden çok geçmeden, 2003 yılında Portakal Teknoloji’yi kurdum.
Eski zamanlardan çalışırken çekilmiş bir fotoğraf bulup, tarayıp buraya koymak isterim.
Aynı yıllarda Işık Üniversitesi’nde MBA yaptım. Başkent Üniversitesi’nde Yönetim ve Organizasyon doktorasına başladım; yeterlik sınavını verdikten sonra sahadaki işlerin yoğunluğu sebebiyle akademik yolculuğumu orada noktaladım. Ancak lisans üstünde sosyal bilimler alanına yönelmiş olmanın çok faydasını gördüğümü de söylemek isterim.
Kırk yılı aşkın süredir yazılım ve teknoloji dünyasının içindeyim. İlkokuldan önce öğrendiğim C64 Basic sayılmaz ise ilk dil olarak C++ ile kod yazmaya başladım; sonradan Java’dan Go’ya, Fortran’dan Scala’ya açıkçası “projede ne lazım ise o” ile devam ettim. Bu bağlamda sabah saatlerinde öğrenip, gün içinde kullanıp ertesi gün unuttuğum çok şey oldu. Çekirdek modülünden web uygulamasına, yedekleme betiğinden sanal gerçeklik uygulamasına çok farklı projelerde yer aldım. Sanırım sadece akıllı telefon uygulaması için kod yazmadım (şirkettekiler yazdı tabii, ama ben dokunmadım).
Linux, Java, Amazon Web Services, Google Cloud, Docker, Kubernetes, OpenStack, Ceph gibi teknolojileri uçtan uca kullanan çok sayıda projede yer aldım. Bazı şeyleri 0.x sürümünde kullanmış olmakla veya şimdilerde çok ünlü açık kaynak proje henüz 2 kişiyken projeyi başlatanlarla birlikte çalışmış olmakla övündüğüm anlarım olur.
Sağlık, savunma, kamu, lojistik, ormancılık gibi farklı sektörlerde; bazen birkaç kişilik ekiplerle, bazen dev kamu entegratörleriyle çalıştım. Son yıllarda ağırlıklı olarak yazılım şirkterlerine, kurum bilgi işlemlerine ve teknoloji girişimlerine koçluk-mentorluk yapıyor, karmaşık projelerini sağlıklı bir şekilde hayata geçirmelerine destek oluyorum.
Bilkent, ODTÜ, Başkent ve Atılım üniversitelerinde; Bilgisayar Mühendisliği, İşletme ve İktisat bölümlerinin üçünde de ders verdim ve hâlâ veriyorum. Algoritmalardan yazılım mimarisine, makine öğrenmesinden teknoloji yönetimine uzanan geniş bir yelpazede öğrencilerle birlikte olmaktan keyif alıyorum. Öğrencilerimin de benim kadar keyif aldığını umuyorum; en azından bir adet öğrencimin anonim yorumuna göre keyif alıyorlarmış.
Verdiğim derslerdeki ders notlarım, slaytlarım, ödev ve sınav sorularımı istiflediğim, arada fırsat buldukça toparladığım (bayağı düzensiz) bir Github profilim var. Yoğun kod yazdığım yıllarda Github kurulmamıştı; müşteri projeleri de haliyle kamuya açık değil. Ama özellikle öğrencilerin arada yararlandığını biliyorum.
2000 yılında Türkiye’deki ilk uzaktan eğitim sistemlerinden birisinin geliştirilmesinde yer almıştım. Böylece eğitim teknolojileri ile olan tanışıklığım başladı. Okulda ders de anlatınca hiç bitmedi. Son bir kaç yıldır, eğitimi yapay zeka kullanan bir dünyaya adapte etmeye biraz kafa takmış durumdayım. Önümüzdeki dönemde bu konuda rehberlik sağlayan bir şeyler yazıyor, anlatıyor olacağım.
TTO’lar ve TEKMER’lerde de mentor ve danışman olarak katkı sunmaya devam ediyorum. Her yıl (sınırlı sayıda olsa da) yeni teknoloji girişimlerine mentorluk yapmaktan çok memnunum.
Türkiye’de beş tane lisans düzeyinde bilgisayar bilimleri ders kitabı yazdım; öğrencilerin “Türkçe kaynak yok” yakınmasına küçük de olsa bir cevap olsun diye başlamıştım, raflarda ve derslerde yaşamış olmaları beni mutlu ediyor. Uğraşırsanız sahaflarda veya kütüphanelerde bulabilirsiniz.
Dernekler ve odalar tarafında ise biraz “eski kurt” sayılırım:
- LKD’de gezici seminer ve kongre stand ekiplerinde başlayan maceramda 2000’li ve 2020’li yıllarda iki kez saymanlık da yaptım, son birkaç yıldır Denetim Kurulu üyesiyim. LKD anılarım çok neşelidir, Pardus ile de geniş bir kesişim kümesi içerir.
- IEEE üyesiyim, öğrenci iken IEEE ODTÜ Öğrenci Kolu’nda yönetimde yer almıştım; harika bir ekip olarak bir çok başarıya imza atmıştık. O dönemden en çok gurur duyduğum şeyler arasında Türkiye’deki ilk özgür yazılım konferansını gerçekleştirmemiz, onlarca üniversitede IEEE kolu kurulmasına önayak olmamız ve C++’ın yaratıcısı Bjarne Stroustrup’u Türkiye’ye getirip seminerler vermesini sağlamamızdı.
- Elektrik Elektronik mühendisi olduğum için üye olduğum EMO’da kapısından girdiğim günden bu yana etkin oldum. EMO Ankara Şubesi’nde bir kez yönetim kurulu üyeliği ve bir kez saymanlık yaptım. Aynı dönemde Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın kuruluş öyküsü içinde EMO adına küçük bir katkım da oldu.
- Şimdilerde OpenInfra ve CNCF topluluklarında aktif olmak istiyorum.
Evliyim, ailem ve az sayıda yakın arkadaşımla oldukça kendi halinde bir yaşam sürüyorum.
Bilim kurgu ağırlıklı okumak ve izlemekten keyif alıyorum. Fırsat buldukça bilgisayar oyunu da oynuyorum; açıkçası daha çok kendi çocukluk ve gençliğimin oyunları. En son Sega Master System 2 emulatöründe Phantasy Star bitirdim. Linux kullandığım için bir çok oyuna da Steam üzerinden erişiyorum.
Sosyal medya kakafonisi içinde pek yer almıyorum. En fazla LinkedIn‘de arada karaladığım kısa yorumlarım oluyor.